Dry Brush Tekniği

Dry Brush Tekniği Nedir ?

 KURU FIRÇA TEKNİĞİYLE PORTRE ÇİZİMİ

(Portrait of dry brush technique)


  Dry brush, tam kuru değil de kısmen kuru olan yine de çok az boya tutan boya fırçasını çok tutacak şekilde  kullanıldığı bir boyama tekniğidir. Ama boyama derken tuvale sürmek gibi düşünülmesin, daha çok sürtme diyelim. Çünkü o kadar az ve hassas boya kullanılır ki,çok dikkatli ve çok yüzeysel çalışma diyelim. 
 Daha çok sulu boya kağıtları uygundur. Bazen de astar çekilmiş kanvas olur. Çünkü yüzeyin hem dayanıklı hem de çok az dokulu olması gerekiyor. Fırça takılmamalı yüzeyde rahat kayabilmelidir.


 Kuru fırça tekniği, hem su bazlı (akrilik ile ) hem de yağ bazlı(makine yağı ve dizel yağ ) ortam ile elde edilebilir. Son denemelimde resim yağı ilede güzel sonuçlar elde ettim. Mürekkepler, akrilik boyalar, tempera boyalar(Tempera tekniğinde boya ince katlar halinde resim yüzeyine atılır ve kuruduğunda mat bir bitişe sahip olur.) veya sulu boyalar gibi su bazlı ortamlarda, fırça kuru olmalı veya sıkılarak yada kağıt havlulara değdirerek tüm sudan arındırılmalıdır. Fırça daha sonra çok  kalın  tabaka şeklinde birkaç santimlik diş fırçası macunu gibi düşünün boya ile doldurulmalıdır. Boya ile yüklenmiş fırça daha sonra kuru bir zemine yani kağıt peçete gibi bir zemine uygulanarak alınan boya miktarı kontrol edilir. Ona göre ayarlama yapılır.. Diğer su bazlı ortamlarda, fırça boya ile doldurulmalı ve ardından sıkılarak kurutulmalıdır. Bazen peçete buradan işe yarar.
 

Yağlı boya gibi yağ bazlı malzemede, benzer bir teknik kullanılabilir, ancak su yerine fırçanın kuru olması veya yağ ve çözücünün karıştırılarak kurutulması gerekir. Dikkat! Yağlı boya, su bazlı ortama göre daha uzun bir kuruma süresine sahip olduğundan, kuru fırça tekniğinin ayırt edici görünümünü korumak için kuru fırça darbelerini fırçalamaktan veya karıştırmaktan kaçınılmalıdır. Bu Teknik, faklı  model boyamada da sıklıkla kullanılır. Hatta bazen yağlı boya,sulu boya tekniği içinde karışık teknik olarak kullanılır.Ama asıl konumuz şuan için portre. Yağ bazlı kuru fırçalama, pürüzsüz yüzey veya pastel tarzı efektler vermek için sert kıllı fırçalarla  bu fırçalar hem çok yoğun hem de sert olmalıdır. kağıt, tuval veya emici gesso (astar) üzerine de fırçalanabilir.  Kuru fırça tekniğinden yola çıkarak, kısa sürede geliştirilen otonom bir boyama tekniği diyebiliriz. Orta ya çıkış noktası Sovyetler Birliği zamanında olmuştur. Ressamların devasa büyüklükteki bezlere kumaşlara portre çalışmasında kullanılmıştır. Günümüzde artık kâğıt üzerine daha iyi sonuç alınabilir duruma gelmiştir.

Kuru fırçalama tekniğini kullanan portre Mehmet Emin Doğan çalışması

Kuru fırça ile boyamak için yeterli miktarda yağ kullanılır. Renk bazen birkaç damla keten tohumu yağı ile seyreltilir. Bu karışımdan fırçaya çok az renk eklenir. Ama bu miktar kullanılacak alana göre değişir. Örneğin saç bölümü için farklı olur.Kaş çizerken farklı. Bir sonraki adımda, üzerinde rengi olan fırça bir renk paletine çok iyi yayılır ve yağ salgılanır. Bu adımın sonunda fırça kuru olmalıdır.
Keten tohumu yağı, kuru fırçalama için yağlı boya ile kullanıldığında, yaz güneşinde arabada bırakılmak gibi çok ısınırsa sararır. Dikiş makinesi yağı ve motorin yağı da aynı şekilde çalışır ve sararma yapmaz.
Şimdi bir suluboya kağıdına çok ince bir renk tabakası uygulanır. Bu noktada dert bir silgi ile yani tükenmez kalem silgisi varya yuvarlak ortası metal olan  yeniden çalışarak farklı ışık efektlerini ve detaylarını birleştirmek mümkün. Özellikle saç detayında bu silgi çok kullanılır.
 
Kuru bir fırça ile boyanmış görüntüler, belirli ışık ve gölge geçişleri ve yumuşak tonlarla karakterize edilir. Siyah beyaz yapılan bir çalışma, kömür veya ince karakalem gibi görünür. Bazen ayırt etmek çok zordur. Kenarda gördüğünüz Nazım Hikmet çalışmama bakarsanız. Ne demek istediğim anlaşılacaktır.

Şimdi gelelim İgor Kazarinin sırrına; Moskovalı ressam kendi web sitesinde az da olsa bu teknikle ilgili ipuçları vermiştir.Ben bu meseleye direkt olarak aşağıdaki fotoğrafı analiz ederek naçizane anlatmaya çalışacağım.

Yukarıdaki fotoğrafta fırçalar konusuna çok değinmeyeceğim. Gördüğünüz üzere inceden kalına doğru 10 tane fırça var. en incesi kaşlarda ,kirpiklerde,birazcık kalını kulak içi ,burun kenarı gölgelerinde,daha kalınlarında saç ve koyu alanın fazla olduğu alanlarda kullanılır.Asıl önemli olan ise en soldaki görünen tüp ve altındaki makine yağı kutusudur. santimetre  küp cm3  yağlı boyayla bir portreyi bitirebilmektedir.İşte asıl sorun bu siyah yağlıboyayı makine yağıyla karışımı kullanırken nasıl böyle bir sonuç elde ettiğidir.Daha önce belki bahsetmişimdir.Karakalem portre çizerken asıl sorun malzeme yada ders almış olmak değil.Asıl sorun ressamın çizim yaparken kalemin kağıda uyguladığı basınç ve bu basınçları ayarlarken nefesini doğru kullanma olayıdır demiştim.İşte en büyük sırrı : ne bu küçük yağlıboya tüp, ne de fırçalardır.Asıl önemli olan surattaki tonlamaları yaparken paletin üzerindeki makine yağı yada ben daha çok dizel motorin kullandığını düşünüyorum&yağlıboya karışımı alırken fırçayı ne kadar bastırdığı ,paletin kenarından kıyısından ne kadar boya ,ya da ne kadar makine yağı karışımı aldığı daha sonra kağıda aktarırken bu karışımın kuruma süresi ,müdahale etme süresi,beyaz alanlar için ne kadar bastırdığı ,kağıda aktardığı karışımın bazı noktalarından da nasıl faydalandığı önemlidir. Örneğin saç çizerken koyu alan yaratıyor,sonra palete dokunmadan o koyu alanlardan fırça ile boya alıyor surat kısmında uygulamalar yapıyor.Örneğin saçtan ince fırçayla boya alıyor ,burun kenarı gölgesini o şekilde çıkarıyor. İgor kazarin’in canlı çizim portre çalışmalarını izlerken her ne kadar basitmiş gibi izlenim bıraksa da 90lı yılların başından bu yana portre çizimi yapan ve 90 lı yıllardan öncede 20 yıl hazırlık yaptığını söyleyen bir ressamın 40 yıllık çizim geçmişi varsa çokta genç sayılmayan bir ressamdır.Muhakkak ki bir farkı olmalı ve vardır.Yani videolarında ortalama  4 saat süren fakat hızlandırılmış olarak izlediğimiz videolarında hatasız bir şekilde portreyi tamamladığını görüyoruz. Asıl anlatmak istediğim, çok kolay bir teknikte değil ama imkansızda değil. Ben sadece kabul görülürlük kısmı da çekincelerim olsa da müthiş bir teknik.

   Hemen Kazarin'nin portre aşamasını anlatım konuyu bitirelim. Öncelikle ideal ebat 35 x50 cm lik az dokulu yüksek gramajlı (en az 200 gr )kağıda çizilecek kişinin fotoğrafından dış hatları çizilir.Bunu genelde herkesin bildiği kareleme yöntemiyle yapmak mümkündür.Kare sayısı ne kadar azalırsa deneyimde o kadar artmıştır.Daha sonra, palete ,irice fındık kadar siyah yağlıboya verilir.Makine yağıyla deneme yanılmayla en siyahtan en açığa doğru sonuçlar elde edilir.göz yuvarlağından başlamak daha makbuldür.resim kirliliğini en aza indirmek için yukarıdan aşağıya gelmek daha mantıklıdır.parlak alanları çıkarmak için silginizin çok kaliteli ve sert olması lazım.Bunu beyaz saçlı yada jöleli gibi parlak saçlarda,dalgalı saçların çıkıntılı parlaksı yerlerinde sıkça kullanacaksınız.Birde burun üstü ,elmacık kemiği ,kulak kıvrım yerlerinin ışıltılı yerlerinde de kullanılır.Silgi Kauçuk gibi serttir.
  Aşağıda bu teknikle yapılmış birkaç çizim göreceksiniz. Bir tanesi benim tekniktir.